Zumbara; Alternatif Ekonomi Üzerine

Seneler önce, yine üniversitenin ilk yıllarında, ahkam kesmiş ve paranın anlam kaybı yaşaması, yerine başka bir şeyin gelecek olması üzerine konuşmuştum bir Merkez Bankası yöneticisiyle.

Önce bunu dikkate almış ve paranın ölecek olması üzerine kafa yormuş, sonra da bunu saçma bulmuştu.

Seneler geçti ve fütüristler (gelecek bilimciler de diyebiliriz), paranın yerine başka bir değerin geleceği üzerine fikirler sunmaya başladılar. O sıradaki gözlemlerim ise ihtiyaç temelli olarak parası olmayanların para, parası olanların ise zaman kısıtlılığı yaşadığı yönündeydi.

Ancak dedim ya, paranın değişecek olması saçma bulunmuştu, ben de pısırık bir genç olarak üzerine çok da düşmemiştim.

Derken İspanyolca hocamdan çok keyifli bir haber aldım. Bir dostu, İspanya’da, mahalle bazında uygulanan bir alternatif ekonomi modelini Türkiye’ye getirmeye çalışıyormuş.

İhtiyaç halinde, değerlerin eş olması önkoşuluyla, barter misali, harcanan zamanın takası ya da tasarrufu diyebilirim sistemi anlatmak için.

Ben Ali’ye bir saat koçluk yaparak sistemden 1 saat kazanıyorum, Ali de 1 saat borçlanıyor. Ali, Veli’ye 1 saat Velinin köpeğini gezdirerek sisteme borcunu ödüyor, ben de bir hoca bulup 1 saat Google Adsense sistemi üzerine destek alıyorum Meltem’den, böylece sistemden alacağımı tahsil ediyorum…

Zamanı bir kumbara yapısıyla değerlendirdiğimiz bu sistemde şu an için 30 kişiyiz. Alfa sürümü olarak denemelere başladık ve pek keyifli oluyor, sistemin nerelerde eksiği var vs görebiliyoruz.

Ayrıca yakın bir zamanda başka kuruluşlara da bunun entegrasyonuna yönelik çalışmaları sürüyor fikrin icra annesinin; Ayşegül Güzel adında, İspanyol güzeli, Adanalı, tatlı bir arkadaş.

Konuyla ilgili hoş da bir blogu var, tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Ve şu günlerde bu konu, barındırdığı ümitler sebebiyle ilgi de çekiyor. En son NTVMSNBC’de, beni Zaman Bankası fikriyle tanıştıran sevgili Serpil’in söyleşini yayınlamışlar, okumak için tıklayabilirsiniz.

***

Bir şeyi belirtmek isterim. Ayşegül’ün kurguladığı bu sistemin, paranın yerine geçmek gibi bir hedefi yok. Sadece benim kurguladığım zaman bankacılığı sisteminde paranın yerine geçme hedefi düşüncesi vardı. Zumbara’nın odağında iletişimi kuvvetlendirmek ve birliktelik eşliğinde değer yaratmak var diyebiliriz sanırım. Ayrıca projesini ve kendisini Facebook üzerinden de takip edebilirsiniz.

Not: Bu yazıyı 08/07/2010da yazmıştım. O günlerde 30 kişiydik. Şimdi, 2013’ün sonlarındayız ve 30.000 kadar üyesi var Zumbara’nın ve farklı şehirlerde de faaliyetlere başladı.