Önyargı: Hoca Bana Taktı!!!

Geçen gün enteresan bir grupla beraberdim. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Gönüllü Programı Ajansı’ndan arkdaşlarımlaydım. Küçük bir grup tiyatro kulübü oluşturmuştu.
Çeşitli konular, tiyatrocu dedikoduları, ufaktan siyaset ve iş dünyası, sistem vs hakkında konuştuk. Zaten severdim hep tiyatrocu bakışını, ayrı bir lezzeti oldu yine.
Konu bir ara insanlarda önyargılara geldi.
Einstein’in meşhur sözünü hatırlayalım; “önyargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zor”
Bir şampuan reklamıysa, önyargıların oluştuğu ilk 3 saniyenin önemine dikkat çekiyordu geçen aylarda.
Pekalâ, iş ve sosyal hayatta sıkça karşılaştığımız ve genellikle “belâ” olarak, olumsuz hissettiğimiz bu önyargılarla yaşamak zorunda mıyız diye merak etmeye başladım.
Çünkü buna benzer bir soruyu sorarken, arkadaşımın yüzünde çaresizlik vardı, amirlerinin ona karşı sahip olduğu asılsız önyargılara mahkûmmuş gibi bir izlenimi vardı.

Önyargıların da her yargının olduğu gibi bir atmosferi ve metabolizması var. Yani nasıl bir ortamda doğdu, nasıl besleniyor? Bir altyapısı mutlaka var bu önyargıların, ancak nasıl? Ve tüm bunlar nasıl aşılabilir? En azından etkileri nasıl indirgenebilir?

İlk aklıma gelen, acaba karşımızdaki kişinin önyargılı oluşuna ve buna göre hareket ettiğine, olaylara dar bir pencereden, taraflı baktığına dair ön bir yargımız var mıdır şeklindeydi. O an sohbetimize konuk olan tiyatro hocamız da dile getirince bunu, mantıklı geldi.
Ayrıldık ve metroya bindim, ama aklımda bu soru vardı, nası aşılabilir bu sorun diye.

İşte aklımdan geçen bazı şeyler;

O konu cidden bir önyargı mı yoksa besleyebileceğim tavırlar sergiliyor muyum? Elimi vicdanıma koyarak buna ne cevap veriyorum?
Karşımdaki kişinin önyargıları beni, işimi yapmamı, hedefime ulaşmamı ne derece kısıtlıyor ve ne gibi yollardan çıkış yakalayabilirim?
Biraz daha derinleştirelim.
Onun önyargıları bende ne hissettiriyor?
Bu hisleri başka hangi alanlarda yaşıyorum?
Bu duyguyu aşmış olsaydım, nasıl olurdu, hayatımda neler değişmiş olurdu?

Bu şekilde bazı sorgular kurguladım önyargı konusunu kafamda irdelerken.
Henüz daha sıra sikrıta gelmemişti, ben istediğim için öyle düşündüğü gibi bakışlara gelmedim. Ancak öyle ya da böyle, bu yargıları kişinin kendisinin beslediğini fark ettim.
Ayrıca duygu doğurmuş olmalı ve korku terapilerinde yaptığımız gibi, burada da o duygunun benzer atmosferlerinin olabileceği çıktı ortaya.
Okulda derdik ya hep; “hoca bana taktı”
Gerçekten takıyor mu? Takmışsa bu durumu ben nasıl değerlendiriyorum?
Bende neler tetikleniyor?
Duygu ve bilinç yönetimi sayesinde acaba bundan sıyrılabilir miyim?
En kısa zamanda detaylı bir çalışma yapacağım bu konuda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir