Neden Kaptan Son Terk Eder?

Komşusu açken tok yatmayan bir soyun devamıyken, hangi ara pişkinleştik?

Görmezden gelmeye çalışsam da kötü bir basın açıklaması gördüm bugün; malumunuz Soma Faciası.

Kızgınlığım sebebiyle maksadı aşan bir şey yazmaktan çekiniyorum. Sadece birşey beni ürküttü: insanlık!

Yaşam odaları zorunluluğu üzerine konuşulurken bir soru soruluyor; “Madem odalar yoktu, nasıl o insanları aşağı yolladınız?”

Muhatap ise yanındaki yöneticisine döndü ve ona sordu; “Böyle bir şey kanunda var mı? Ben bilmiyorum, sen biliyor musun?”

Beden dili, ses tonu, mimikleri gayet açıktı; “ben sorumluluk kabul etmiyorum”. Senin yanındaki insanın sorumluluğunu almanı askerde bile öğretmediler mi diye merak ediyorum, henüz askere gitmemiş biri olarak. Hele ki sen onların işvereniysen…

Daha iyi bir yarın istiyorsanız, içinde bulunduğunuz düzenin sorumluluğunu almanız gerekiyor, bunu neredeyse her öğretide söylerler.

Komşumun başına birşey geldiğinde, mahallemde bir sorun olduğunda, şehrimde yapılması gereken birşeyler gördüğümde, ülkem için birşey istediğimde ve gezegenimde… Üzerimde bir sorumluluk görüyor ve “daha çok çalışmalısın Mustafa” diyorum sırf bu yüzden.

Ve şükür ki sadece ben değilim böyle düşünen. İçinde bulunduğu ortamın sorumluluğunu alan milyonlarca olmasa da bolca güzel insan da var.

Çok sevdiğim bir abim var; Suat Gözelekli. İş ortamlarından tanıştığım birisi ve personeliyle yakınlığını görünce, hizmetlerindeki kalite ve özeninin sırrını görebilmiştim. Aslına bakarsanız bu konuyu da başka bir yazı için taslakta tutuyordum, ama işte basın bültenini izlerken birden aklıma geldi.

Suat Abi’nin ofisinde geçenlerde vahim bir durum olmuş.

Ofise geldiğinde kapısı açık ve üzerinde polis bandı: Olay Yeri! İçeriden polis telsizleri sesleri geliyor. Haliyle telaşa kapılmış, “bizim çocuklara bir şey mi oldu?”

Polis bandından yavaşça sokulmuş ofisine, telsizin bulunduğu salona kadar kimse yok. Ama sonra salona bakmış, toplantı salonuna kafasını iliştirince şok: 1 Nisan!

O bana bunu anlattığında, “bizimkiler aklımı başımdan aldı” diyordu.

Benim ilgimi çeken ise onun işini, iş yerini değil, “bizim çocukları” düşünüyor olması.

Varlığın için teşekkürler Suat Abi ve Suat Abi gibi güzel insanlar!

Fotoğrafın üzerine tıklayarak sağ üstte Suat Abi’nin sorumlu hissetmenin verdiği korku dolu bakışını ve ona şaka yapan Empati Tasarım ekibini görebilirsiniz.

Karanlığında gözünü kapatanların nur içinde uyanmaları dileğiyle…

Ha bu arada: Neden bir geminin en son kaptanı gemiden ayrılır? Tayfanın sorumluluğu sırtında olduğu için!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir