Mutluluk Da Bulaşıcıdır

İnsan hani kendinde olmayanı ararmış ya, ondan sanırım, yürürken falan baktığım mecralarda güzelliğe önem veririm. Güzel binalar, güzel kızlar, güzel kokular…
Sonra bunu geliştirmek istedim ve olanda güzelliği görme çalışmalarına başladım.
Mesela koyu bir hayvansever olmadan da yaralı yüzü olan bir kediyi sevebilir miyiz sadece yaratılmışlığından ötürü?
Kuru bir yaprağa bakınca bir zamanlar taşıdığı canı görebilir miyiz?
Peki ya somurtuk bir yüze bakıp da o kişinin gülümsemesini, kahkahalarını hayal edebilir miyiz?
İşte en çok zorlandığım bu oldu… Çünkü yaygın bir mutsuzluk var, bezmişlik hali var.
Sokakta en son ne zaman gördünüz gülümseyen bir yüz? (Yakın zamansa şanslı bireylerdensiniz…)
muNiye peki bu kıtlık?
Hayat zorlaştı, hükümet bastırdı, merkür retro etti, kız beni aldattı, Esad yönetimi bırakmadı… Sebep çok, değil mi?
Peki neden gülümsemeliyiz?
Sevenlerimizle çevriliyiz, gerçekleştirmemiz için ümidini koruyan hayallerimiz var, nefes alabiliyoruz hala.
Polyannacılıktan bahsetmiyorum burada, eğer kazıklar yiyorsak art arda, sevenlerimizi hatırlamalıyız diyorum, çünkü onların varlığından motivasyon sağlayabiliyoruz. Sahi, kim onlar? Destek alamaz mıyız onlardan, varlıklarından?

En son neyin hayalini kurmuştunuz? Ne yapmalısınız onu gerçekleştirmek için?
Her fani ölümü tadacaktır, değil mi? O halde yaşayabildiğimiz kadar dolu yaşamalıyız, o halde sahip olduklarımıza bakıp onları güçlendirmeliyiz. Elinizde neler var size yaşadığınızı hatırlatan?
Ben bunun için arada elimi yumruk yapıyor veya kasıyorum ki bir bedende olduğumu hatırlıyorum, ona daha iyi bakıyorum.
Gülümsemek için, gülümsetecek bir şey beklemenin artık ahmaklık olduğuna inanıyorum. Siz gülümsemeye hazır olduğunuzda gülümseticiniz de size geliyor. Tıpkı Tanrılar Okulu isimli kült kitapta dendiği gibi, “sen kral ol önce, krallık peşinden gelecektir sana.”
Ben de geçen gün tweet atmıştım, “sen aşık olunca maşuk geliyor” diye.
En güçlü duygulardan korku bulaşıcıdır, öfke gibi. Ama mutluluk da bulaşıcıdır, deneylerim, deneyimlerim böyle gösterdi.

Korku henüz gerçekleşmemiş şeylere duyulan bir şey olduğuna göre, mutlulukta da benzeri olabilir mi bakalım.
Sebeplerin henüz gerçekleşmediği ama gerçekleşseydi nelerin olacağını merak ediyorum. Bu sayede küçücük bir mutluluk artışı sağlanırsa, başkalarına da yayılacak mı yayılmayacak mı göreceğiz.

Saçma sapan da olsa, cozum@mustep.com ile mutlu olmak için en az 15 bahane paylaşan herkese hediyem olacak.
Kendinize birkaç dakika ayırmanız kafi. Sadece bu bahaneler bile koca bir adımdır. Sonrası daha kolay gelecektir sizin için.

Mutlu günler,
Mustafa Emin Palaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir