Bereket Ayı Ağustos

Ağustos ayı için hoşunuza gideceğini düşündüğüm bir konsept tasarlıyordum. O sırada ağustosun anlamı, sekizin anlamı ve daha birçok şey geldi aklıma.

Bu sırada yeni şeyler de öğrendim.

Ay dağılımlarımız hep 30 ve 31 diye giderken, neden temmuzun ardına gelen ağustos da 31?

Çünkü Julius Caesar’ın gerisinde kalmak istememiş Augustus Caesar.

Otoriteler insana neler kazandırıyor!

Ayrıca normalde 6. ay iken ağustos, neden sekizinci ay olmuş? Çünkü Agustus’un aşkı Cleopatra bu ay dönümünde vefat etmiş ve Agustus da namını bu döneme taşımak istemiş. Ben de otorite olduğumda haziranı Özge Ayı mı ilan etsem acaba? Haziran son günlerinde başlamıştı ilişkimiz. (Bu konuda wikipedia’dan okumak isterseniz tıklayın)

Her numaranın yeri ayrıdır, 1 yaratıcıdır, 2 işbirlikçidir, 3 güçlü sayılır vs… Ya 8?

Sekiz güce de denk sayılır, sonsuzluğa da (yan yatırınız 8i)

8in anlamını Türkçe ve İngilizce internette araştırınca bir sürü sonuçla karşılaştım. Her öğretide ayrı bir yere koyuyorlar bu rakamı.

En ilgimi çeken de göğün 4 sütunundan yola çıkılarak mülke ulaşma süreci oldu…

Metafizikle ilgilenen arkadaşlarım temmuzun son günlerinde yeni bir yıldız düzenine girdiğimizden ve bereketin artacağından bahsetti.

Bereket nasıl artar biliyor musunuz? Sevgi ve mutluluk ile!

Zihnimiz oyunlarla bizi bu güçlerden uzak tutabiliyor, ancak her hatırladığımızda sevgimizi ve mutluluğumuzu artırarak bereketimizi de artırabiliriz!

Neticede artık yıldızlar da bizden yanaymış, değil mi?

Bu arada pek ilgilenmem ama merak ettim bu ayda hangi burçlar var diye. Aslan ve Başak.

Bildiğim kadarıyla biri ateş, diğeri de toprak elementinden.

Ateş ve toprak metaforlarını, üretim için kullanırım bazen koçluk seanslarımda, çömlek misali…

Sanırım ağustos bunun da ufaktan bir mesajını veriyordur. 

Bu arada bu ay hem ramazan ayının bayramını yaşayacağız hem de 30 Ağustos zaferimizi hatırlayacağız.

İftarsız bir orucum vardı benim, eski bir öğretiden etkilenip denemiştim. Hiç bir şey yemeden tutulan bir oruçtu, zihnin neler yaptığını asıl o zaman anlamıştım. Ama 3 günde 4 kilo verince bırakmıştım. Ramazan ayında açlıkla terbiye edildiğimizi çok düşünmüyorum. Ama birçok yan kazanımımız var. Herşey bir kenara, iftarlar sayesinde düzenli yemekler, yine iftarlar bahanesiyle birlikte yemekler… Oruç tutanı da tutmayanı da iştirak ediyor, davet ediyor…

Ya 30 Ağustos? En içten dileklerimle umuyorum ki savaşlarla kazanılan zaferler, yerini barışlarla kurulan zaferlere bırakacak. Savaş becerilerimiz, yerini daha etkili, daha ucuz ve daha insancıl barış becerilerine bırakacak! Ama bunun için önce kendi içimizde barış yaşamalıyız!

Bayram günleri yaklaşırken daha da detaylı yazacağım.

Bu yeni ayda 3 hedefim var:

Daha sevgi dolu bir insan olacağım, öyle ki bana bakan biri bile içimdeki sevgiyi hissedebilsin!

Daha bereketli bir insan olacağım, öyle ki danışanlarımın işleri çok daha iyi büyüsün!

Daha mutlu bir insan olacağım, öyle ki günümün her anı sonsuz bir derinlikteymiş gibi hissedeceğim!

Ya sizin hedefleriniz neler?

Ağustos ayı kampanyamı da en yakın zamanda paylaşacağım!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir