Arkadaşlık varken koçluğa ne hacet?

Geçenlerde birisi sormuştu arkadaşlık varken koçluğa ne gerek var diye.
Ona cevabım, koçluk becerilerindeki gibi zihin açıcı, çözüm ürettirici sorgulamalar yapabiliyorsa o arkadaş, ek desteğe çok da ihtiyaç olmadığı yönündeydi.
Ancak aklıma takılmıştı, arkadaşlık varken koçluk neden diye? Koçluğu arkadaşça, arkadaşlığı da koçluk becerileriyle geliştirebilir miyiz diye?
Ve kendime sorduğum bu sorunun cevabı, hayattan geldi.

Bir arkadaşım var; adı şimdilik Meryem olsun.
Sevgilisiyle arası çok kötü. Zaman zaman sorunları çıktığında ben destek oluyordum Meryem’e, ancak bir süredir görüşmedik ve o sırada bambaşka etkenler de devreye girmiş.

Bir arapsaçı ki gemici düğümleriyle de bezenmiş bir ilişki.
Arkadaşıyım, dinliyorum. O kafasına ayrılmayı koymuş gibi konuşuyor, bense ilişkisini sürdürmesine yönelik laflıyoruz.
Çünkü öfkeli ve öfke selinde alınan bir karara yönelik kendi adıma yaptığım şey, tam tersi yönde hareket etmek. Meryem de ayrılmaya niyetliyse, benim fikrim sürdürmesinden yana.
Ancak bir ara söyledi ki; “bana objektif olduğunu sanmıyorum. Sevgilimle mutluydum ve sen de hem mutluluğumu istediğin için hem de genelde bu sahneyi gördüğün için devam etmesini istiyorsun.”
Açıkçası objektiflik nefes gibi birşey. Havada nefesimiz de vardır, güneş de vardır, ayıramazsınız bunları birbirinden. Dolayısıyla bu karmaşada net olan bir şey yakaladım ki benden objektif olarak yaklaşmamı istiyordu. Ben de madem arkadaş olamadım, koç olayım dedim ve yumuşak sorularla sorgulamalara başladım.

Bu sayede sohbetimizin ilk 1 saatinde kat edemediğimiz yolu, sonrasındaki 20 dakikada aştık ve neticede bambaşka yerlere geldik.
Cevap bulmayan, karşılanmayan bazı duygusal eksiklikleri yakaladık öncelikle, başkasının sunamayacağı, kendisinin besleyebileceği; özdeğer, mutluluk, huzur gibi.
Bu noksanlığın o tarafından ilişkisine yansımasını yakaladık.
Ve güçlü bir ağlama sağladı, rahatlaması yüzünden okunuyordu vs…

Çözemediği sorunların altında yatan daha derin kökler çıkmıştı ve çözülebilecek şeylerdi.
Küçük bazı şeylere yönelik kararlar, kararcıklar aldı ancak iyileşme süreci zaten başlamıştı.
Sevgilisiyle birkaç saat sonrasındaki ilk görüşmesinde, kavga dahi doğmadan, gayet sağlıklı şekilde iletişim kurabilmişti.
Ve daha bunu konuştuğumuz akşam mutluluğu yeniden hissetmeye başladı.

O fark etti ki, gördüğümüz sorunların altında başka şeyler yatabiliyor ve esas onları çözmemiz gerekiyor.
Ben fark ettim ki, arkadaşlığın taraflı yaklaşımını koçluk becerileriyle geliştirebiliriz.

O sebeple Meryem’in eskiden sadece arkadaşıydım,
Şimdiyse hem çok yakın bir arkadaşı hem de koçu oldum.

Siz de ilişkileriniz başta olmak üzere sorunlarınız için arkadaşlarınızdan sorgulattırıcı şekilde faydalanabileceğiniz gibi,
Koçluktan da yararlanabilirsiniz.
Çünkü hem sorunları kavramak hem objektif olmak hem de görünenlerin altındakini açığa çıkarmak üzerine kurulu bir teknolojidir koçluk.

Öyle ki koçun becerilerine göre, sizi bilfiil tanıması şart değil, hatta bazı tekniklerden güç alarak, konunun net olarak ne olduğunu öğrenmeyerek de gizli kalmasını istediğiniz sorunlarınızı aşmanızı sağlayabilirler.

Şimdi, koçluğun arkadaşlıkla ilişkisini sorguladım. İlk fırsatta da koçluğun yaş, uzmanlık, doktora, profesyonellik, akademisyenlikle ilişkisini paylaşacağım ya da ilişkisizliğini diyelim:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir