Zor Kararlarda Çatal Bıçak Kullanımı

Duymuşsunuzdur belki, “cesur insanlar korkusuz insanlar değil, korkularına rağmen bir adım daha atabilen insanlardır” diye.
Kararlı insanlar da kararlarını, kararlılıklarını düşürecek şeylerden uzakta yaşamıyorlar. Bilakis, bunu zorlayan, hatta dip noktasına getiren durumlarda dahi, bir adım daha atabilme becerisi gösteriyorlar.

Bir düşünceyi beslemiş olalım ve bir karara vardığımız an’ı anımsayalım.
Tek başına karar nedir ki… Eylem gerekir, e biz de eyleme geçiyoruz.
Ama bir şeyle karşılaşıyoruz veya birkaç şeyle… Derken gün geliyor, birşeyleri engel görüp bırakıyoruz. Özellikle “kader, kısmet” inancımız bu konuda en sık başvurduğumuz bahane kaynağı.
Kesinlikle anlıyorum, motivasyonu korumak zor bir şey, hele zihnimiz yılgınlığa meyilliyken.
Ama çözümü yok mu bunun?
Neler olabilir?
Motivasyon emici unsurlar değişken olabilir, ama faydası olması ümidiyle birkaç sorgu karalamak istedim.
Caydığım, istikrarımı sürdürmediğim kararım neydi? Bunu hatırlamak, peşinden başka şeyleri de hatırlamamı sağlayıp motivasyonumu yükseltebilir.
Niye böyle bir karar vermiştim? Mesela sigarayı bırakmak isteğindeyiz, ama niye böyle bir düşüncedeydik ki? Şundan bundan… Ben 4 sene önce o sürecimdeyken, “çünkü kendi kokumu özledim” diyordum kendime…
Kararlılık sürecimizin başındaysak, ama başka konulardan ötürü moral düşüklüğümüz varsa, süper bir sorgu değil midir öngörmek adına: Ne gibi engellerle karşılaşırım? Bunun cevapları, bize bir antreman sahası yaratmış olacak ve o engellerle gerçekten karşılaştığımız gün kondisyonumuz yerinde olacak, aşacağız.
Ama diyelim ki çok güç engellerle karşı karşıyayız ya da hayatımıza çekmek istediğimiz/ hayatımızdan çıkarmak istediğimiz şey, çok zor. Yazık bize… Biz ki bir şey bilmiyoruz. Peki bu konuda veya benzeri bir konuda, çevremizde deneyimi olanlar var mı? Onlar nasıl aşmışlardır engellerini?
Az önce demiştim, kararlılığımızı bozan şeyler değişken olabilir, ama altındaki nedenler benzerdir. Faydalı sorgularla çözümler çıkarabiliriz. Sanki makarnamızı çatalla çevirmek misali…

Bir son kalem de, kilo konusundaki deneyimlerden olsun.
Kilo vermekte koçluk desteğinde başarı oranım %100. Diyet koçluğu yapmıyorum, bilmem ben karbonhidrattı proteindi… Sadece danışan kaç kilo fazlası olduğunu düşünüyorsa, psikolojik çalışmalar yapıyoruz diye bir özet verebilirim. Ama son çalıştığım arkadaş, kilo veremediğini söyledi. Birlikte çalıştığımızda verdiğini, ama sonra kendi başına devam etmekte zorlandığını söyledi. Sıkıntısı 20 fazla kiloydu.

Birçok kişi için 2 kilo vermek çileyken, kızımız 20 kilo fazlası olduğunu düşünüyordu. Çok zor buluyor ve çabuk demoralize oluyordu. Basit bir şey önerdim: hedefini bölmesini. Bir ayda verecek değil, 2 ayda verebilir mi bilmiyoruz… Ama neticede sağlığını koruduğu sürece, gerekirse 10 ayda da verebilir değil mi?
Bir daha bakalım: 20 kilo vermek mi daha kolay ona gösterdiğim zihni değerlendirme yollarıyla, yoksa aylık 2 kilo gibi küçük, ulaşılabilir, göz korkutmayan hedeflerle geç ama güç olmadan yol almak mı?

Yiyemeyeceğimiz lokmalarda, bıçak kullanalım arkadaşlar, daha kolay ve daha zarif olur 🙂

Karar üzerine İndigo Dergisi‘ne süper bir makale yazdım, eğitim tadında. Sanırım Mayıs Ayı’nda yayına alınır, buradan paylaşırım.
Herkese keyifli günler diliyorum.
Not: blog için google’da görsel aratırken çok hoş fırında makarna resimleri gördüm ve canım istedi. Bana bir fırında makarna ziyafeti yapan arkadaşıma, ücretsiz bir koçluk yapmak istiyorum 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir