asagilamak

Hülyanın Eteğindeki Sermaye

Kurtuluş Savaşımızla ilgili birçok efsanevi bilgi tüylerimi diken diken ediyor, ama en çok cephe dayanışması aklımda. Düşman cephe Anzaklarla yardımlaşma, öyle ki bazı cephelerde Yunan-Türk yardımlaşmalarını bile duyduk, okuduk.  Atalarımız bir mesaj veriyor: düşmanına bile onurla yaklaşacaksın. Belki de temel değerlerimden biri insanlık olduğu için bu konuda hassasım.

Neden Kaptan Son Terk Eder?

Komşusu açken tok yatmayan bir soyun devamıyken, hangi ara pişkinleştik? Görmezden gelmeye çalışsam da kötü bir basın açıklaması gördüm bugün; malumunuz Soma Faciası. Kızgınlığım sebebiyle maksadı aşan bir şey yazmaktan çekiniyorum. Sadece birşey beni ürküttü: insanlık! Yaşam odaları zorunluluğu üzerine konuşulurken bir soru soruluyor; “Madem odalar yoktu, nasıl o insanları aşağı yolladınız?”

Etik Esnaflık

Esnafın biri el yelpazesi satıyormuş. “Sen kullan, torunun kullansın, torununun torunu kullansın” diye bağırıyormuş. Adamın biri de dinleyip almış bir tane. Hava sıcak,  açmış yelpazeyi, sallamış. Cart! Yelpaze o an yırtılmış. Koşmuş, gitmiş satıcının yanına. “Hani ben kullanacaktım, torunum kullanacaktı, torunumun torunu kullanacaktı? Bak, bir salladım, yırtıldı.” diye çıkışmış. Satıcı sormuş,  “nasıl yaptın,  göster hele?” Adam göstermiş,  açmış yelpazeyi, sallamış. Satıcı uyarmış. “Hayır! Öyle yaparsan yırtılır tabi! Yelpazeyi açacaksın, kendi başını sallayacaksın” diye göstermiş. Üsküdar sahilde balık ekmek aldım,  tezgahtar da “balık ekmek alana içecek hediyemiz, kola, fanta, ayran?” dedi. […]