Hayalin Kadar Gerçeksin

“Düş var olan tek gerçektir“ (Tanrılar Okulu, D’anna)

Peki düşlüyor musun?

Son günlerde en sık aldığım soru, sohbetlerin en sık uğradığı konu düşler, hayallerle ilgili. Keza yeni yıl da geldiği için buna değinmek istedim.

Konu hayaller olunca fark ettiğim 3 tip insan var.

unicorn

C insanı hayal kurmaz, gerçekçidir. Kazara hayallere dalmışsa, ahmaklığı kesmek için kendini acilen durdurur. O sebeple sohbetlerimizde beni de uyarırlar; “Gerçekleri göz ardı etmeyelim Mustafa!“ Gerçekler nedir pekala? Algıladığımız şeylerin ortalama düzlemidir bana göre. Algı sınırlarım faturalarla ölçülüyorsa faturalarıma göre yaşarım mesela; faturalarım kadar kazancım, çünkü faturalarım kadar üretimim vardır. Düşler daha liseye başlamadan bitmiştir, küsülmüştür hayata, içeride ahlar vardır, sessiz çığlıklar… Geleceğini KPSS’ye veya benzeri durumlara adayanları genelde bu sınıfta görüyorum.

B insanı hayal kurar. Ama bol bol hayal kurar ve sadece hayal kurar, o kadar. Hayalperest tabirinin sebebidir. “Şöyle olacaktı ki ah bunu yapacaktım“ gibi dış şartlara bağımlılık boldur ve bu dış şartların olmamasından ötürü hayallerini yaşayamaz. Hayatı birçok konuda bölünmüştür; C sınıfı gibi tek düze değil ama aşırı parçalıdır genelde; iş ve özel hayat, hayaller ve gerçekler, yapılabilir ve umulabilir şeyler… Bölünmüşlük yayılır gider. Hayal kurarlar, ama göz ardı edilemeyecek gerçekleri vardır. Bazı B insanlarındaysa hayaller vardır ve ona yönelik planlar kurarlar. Mesela hayali kendi işini kurmaktır, bunun için bankaya girip 2 sene çalışıp sermaye biriktirmeyi planlar. Bu ve benzerlerini defalarca duydum ve yapan bir kişiyle tanışmadım. B insanları gerçeklik durumuyla ilgili azıcık sıkıştırıldığındaa “N’apayım, ben böyleyim“ der şirin bir omuz hareketiyle. Sıkıştırılmamak, anlayış isterler.

Sert gelebilir belki, ama bence korkaktır B insanı! Hayal kuracak kadar cesur, ama o hayale yönelik adım atamayacak kadar korkak! Mutluluğu bir şeylere bağlıdır! Piyangodan birşeyler çıkarsa, falancayla voleyi vurursa… Şartlara bağlı mutluluk!

A sınıfı insan ise gündüz-düşleyenlerdir (daydreamer)! Tek gerçekleri vardır; hayaller! İnsanların gerçeklerini umursamazlar, çünkü herkesin hayali kendine!

Tarihteki imkansızları yapanlar bu sınıftandır. Akademisyenler, girişimciler, ev hanımları, doktorlar, herhangi bir kişi bu sınıftan olabilir, çünkü gerçekleri meslekleriyle sınırlı değildir. Memurlar bile A insanı olabilir, memur zihniyette olmadığı sürece!

Sorumluluk duyguları da yüksektir A sınıfı insanların; bir yere, bir topluluğa, bir hayale, bir ideaya ait hissederler ve o aidiyet vesilesiyle çalışırlar, üretirler, fark yaratırlar!

C’den zaten farklı, düşleyebiliyor A sınıfı; B’den farkı ise hayalini icra edebilmesidir. Hayal, akıldan geçen şeylerden ötesidir, hayal kurmaktan ötesi gereklidir onun için! B insanı hayallere sahip ama gerçeklerle sıkışmışken A insanı düşler ve gerçeğini, gerçekliğini o hayale taşır. “Gerçekleri göz ardı etmeyelim“ cümlesi şekil değiştirir; “düşleri göz ardı etmeyelim Mustafa!”

İngilizce bir deyiş var; to walk the talk. Söylediği üzere yürümek diye tercüme edilebilir. A tipi insanlar için söylenen bu söz, düşlediğini icra edenler diye kullanılabilir (to walk the dream).

dreams-01

Sen neredesin peki, düşünüp, değerlendirip benimle paylaşır mısın?

Peki ben kendimi nerede görüyorum, hangi sınıfa giriyorum? Dürüst olmak gerekirse A diyemem, takipçilerim hayallerimi yaşadığımı düşünse de dürüst olmalıyım; gerçek kalıplarım hala var, kırmaya devam ediyorum! O sebeple A- veya B+ derdim kendime.

Bana sahiciliğimi sordular geçen gün, düşlerimin gerçekliği kadar sahici buldum kendimi.

Belki de düşler bu kadar önemli olduğu için tanımak istediğim kişiye hayalini soruyorum, çünkü hayalin kadar varsın, hayalin kadar gerçeksin!

Yakınlarım bilir, çocukluğumda miskindim. İleride konuşarak para kazanmak istiyorum diyordum mesela. Konuşarak yapılan bir mesleğin, düşünme becerileri üzerine bir mesleğin bu kadar yorucu olduğunu bilmiyordum. Ama farkında olmadan bugün yaşadığım çocukluk hayalim, düşündüğümden çok daha büyük haz veriyor!

2009 yılındayken krizlere yönelik bir işim olmasını hayal etmiştim. 2007-2008 krizlerindeki deneyimli ama beceriksiz yönetici danışmanlarını görünce genç yaşımdayken bu konuda çalışmak istiyorum demiştim.

2012-2013 çalışmalarım özellikle 2014’te krizler üzerinde isim yapmamı sağladı. Güçlü bir hayali yaşadığım için 2014 yılında çalıştığım müşterilerime ve krizlerine sonsuz teşekkür ediyorum. Sadece sorunlar değil, sadece krizler değil, çözülmesi imkansız görülen krizler, karar alınamayacak krizler, karmaşık krizler, danışmanların, koçların, şirket ortaklarının kaçındığı krizler benim oyun alanım olmuştu.

Aynı şekilde 2013’te bir hayal kurmuştum; 2014’te krizlerde isim yapmak istiyorum ama en geç 2015 yarısında fırsatlar üzerine çalışmayı diliyorum demiştim kendi kendime. Kartvizitimi alanlar bilir; unvanım kurucu,  müdür, koç falan değil, kriz çözücü. 2015’te bunun önce bilincimde sonra da kartvizitimde fırsatlara yönelik değişebilmesini istiyordum.

Keza fırsatlarla ilgili ne yapılabilir ki?

2010’da bir blog yazmıştım; krizler ve riskler üzerine. Kriz yönetiminde fena sayılmam, öngörü kabiliyetimi geliştirerek risk yönetimine yoğunlaşmak istiyorum demiştim. Belki bir gün oradan da ötesine geçerim, öngörü ve avantaj kabiliyetimi geliştiririm fırsat yönetimi yaparım diye de devam etmiştim. Henüz fırsat yönetimi diye bir tabir yoktu, varsa da bilmiyordum.

Birkaç sene sonra merak edip araştırdığımda fırsat yönetimine dair vasat sonuçlarla karşılaştım. Bugünse, yeni yıl başlamadan yeni müşteri taleplerim fırsat yöneticiliği üzerine. Detayları vakalar üzerinden zamanla paylaşırım.

Danışmanların müşteri bulamadığı, koçların iş aradığı bir dönemde, daha önce olmayan bir tabir üzerinden talepler gelmesi nasıl mümkün oldu? Gerçekler ne oldu?

 

Ben gerçeğe gerçek demem,

Gerçekliği ben düşlememişsem!

 

Şimdi çok daha büyük bir hayalim var, 2015’te de bunların %20sini tamamlayabilmek istiyorum.

Sen de hayalinle hayalime ortak olmak istiyorsan, düşlerin gerçekliğine dahil olmak istiyorsan kapım da hep açık, gönlüm de.

Hadi hayal kur! Gönlünden geçtikçe içini titreten, uğruna ölebileceğin hatta uğruna yaşaman gereken hayalin ne? Sonraki adımda da hayaline göre planlar kurabilirsin, gerçekliğine getirecek adımları tasarlayabilirsin.

Hayalini benimle paylaşmak ister misin?

walt-disney-quote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir