Hamamböceğiyle Vakfın Kesiştiği Yerde Uymak ya da Uygulamak

Geçen gün zor durumda olan bir organizasyonun güçlenmesi için, Genel Müdür ve 3 yöneticisiyle beyin fırtınası yaptık.
Sektörel pozisyonları güçlü ama likit sıkıntısı hat safhadaydı.
Bazı projeler daha raftayken ölüyordu, çünkü kurucu sermayedarlarının ana PR (bilinirlik) politikasına uymak zorunluydu ve o çok hantaldı.
Zaten piyasada para çok durgun seyrediyor, fon yaratımı çok zorlaşmış.
Bunları asan bazı fikirler geliştirirken ise bu sefer de dahil olunan bazı kanunların kısıtında kalınıyor.
Etrafınız bu kadar kırmızı hat ile çevriliyse ne yapacaksınız? Elinizi kolunuzu bağlayıp, elden bir şey gelmiyor deme lüksünüz de yok.
En eğlendiğim şeyin zamanıydı, çözüm yaratmak.
Bu kadar kısıtlı ortamda yapılması gereken, fırtınanın göbeğine (şeytanın gözü diye de geçer) gitmekti.
Kısıtlar nerede? Organizasyona fon sağlayan müstakbel sponsorlara erişilememesi.
Konuyla ilgili zihin haritası çıkardığımızda ise bazı çözümler göz kırptı bize.

O halde sponsorlara 2. dereceden dolayla erişme imkanlarını sorguladık. Yani herhangi birinin herhangi bir işini satmak için networkunu, iş ağını; güçlü şekilde kullanmasını düşünün, bunu milyon liralara ve büyük kurumlara çevirin. Çok niş bir noktada oldukları ve bazı şeylerin de gizli kalması için detay vermiyorum, ama anlattıklarımı tasavvur etmek için bu bile yeterlidir.

İlginç bir kişisel-profesyonel çıta izleyecekler.

Başta çok saçma geldi, dolayısıyla bunun daha güzel sonuçlar doğuracağından emin oldum böylece ve bu yönde koçluk yaptım ben de ekibe.

Devamı?

Sorunlarına klasik değil, sıradışı bir çözüm rotası kurguladık ve kısa zamanda fon yaratabilecek imkanlar çıktı ortaya.

Bu durum, hamamböceği korkumu yendiğim kendime koçluk sürecimi hatırlattı.

Görüştüğüm uzmanlar ve psikologlar ya hamamböceğinin üzerine gitmemi ya da hamamböceğinden korkan Mustafa’yı kabul etmemi ve bu sorunu dürtmememi öğütlüyordu.

Ama kabul ediş, kontrol manyağı birisi olduğumdan, yapamadığım bir şeydi.

Hamamböceklerini öldürmek gibi faaliyetler ise, korkudan kilitlendiğim için yine yapamadığım bir şeydi bu da.

Bu kadar kısıtlıysam, yoktan çözüm var etmeliydim. Aklıma hamamböceğinden korkarken şekillenen beyin tepkilerimin, başka ne zamanlarda da canlandığını tespit etme yolu geldi. Başımın nerelerinde hareketlenme hissediyorum, aklımdan hangi düşünceler geçiyor vs…

Aldığım bir önerinin de ışığında, kontrol manyaklığı çıktı karşıma!!!

Ne komik, sorunumun çözümü için yapılan önerilerden biri ve sorunumun muadili aynı şey!

Ben de böceklerden bağımsız olarak bu konuda çalıştım ve çok yol kaydettim böcekler konusunda. Sanırım elimde gezdirdiğim hamamböcekleri, bunun ispatı olmuştu bana.

Peki ya siz?

Kısıtlar sebebiyle uyamadığınız bazı koşulları, uygulama farklılıkları sayesinde aşmayı denediniz mi?

Bu konuda kendinize koçluk yapabilir veya bir koçtan destek alabilirsiniz.

Naçizane önerim, kendi başınıza denemeniz. Çünkü sorun ne kadar derinse, çözümün de sizden filizleneceği o kadar aşikar. O halde bir dürtün kendinizi, çözümlerinizi arayın. Tek başınıza etkili perspektifler doğuramazsanız, o vakit birlikte çalışabilir ve harikalar yaratabiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir