Girişimci Koçluğu

Girişimci desteklerinin başlayıp yayıldığı, koçluğun zaten parlak olduğu bir zamanda ben de koçluk yapıyordum ve girişimci danışmanlığına itilmiştim. Ama işi uzmanlarına teslim etmek gerektiği için çok sürmeden bırakmıştım, zaten teknik konularda hep abilerimin telefonunu taciz ediyordum. Yine de her girişim süreci, ister fikir durumunda olsun ister büyüme zorunluluğu yaşanan noktada olsun, girişimlerle çalışmak süperdi. Ben de girişimciliğin psikolojik altyapısını formülleyerek girişimci koçluğu isminde bir hizmet uydurmuştum!

Bugün google’da arattığımda 405.000 sonuç çıkıyor! Hatta benim ismim ikinci sayfaya düşmüş. Uzun zaman boyunca ilk sayfada ilk sırada olduğum için kendimi biraz yaşlanmış hissettim açıkçası. Ancak şu an ön sıradakileri arkadaşların çoğu da dün gelmedi zaten, işinin ehli, uzun zamandır bu konseptte emek veriyorlar.

Peki nereden gündemime geldi girişimci koçluğu? Hem bende hatrı olan birinin yönlendirmesi hem de yaz ayları vesilesiyle rahatlayan ajandam sayesinde dün küçük ölçekli bir girişimin kurucusuyla girişimci koçluğu seansı yaptık; özlemişim!

Satış, tahsilat gibi günümüz sıkıntılarının yanında işinden tatminsizleşmeye başlayan bir iş sahibiyle karşılaştım! Yanlış profildeki müşteri adaylarıyla çok vakit, emek ve umut kaybetmiş!

İşletmecilik bilimine atfen satışlarındaki maliyet ve kârlılık durumunu sordum sadece, geri kalan tüm konu başlıklarımız duygusal dinamiklerdi: layıklık duygusu, değerlilik, kağıt kürek işlerle oyalanma çabası, değer yaratmamak, cesaret göstermemek…

 

Kendini, işletmesini ve hizmetlerini kendi gönlünde konumlandıramadığı için piyasasında da bir konumlama hatası yaşadığına kani oldu.

En büyük sıkıntılarından birisi müşterilerinin ona zor zamanlarda güvenmesi ve doğru ifadesiyle kıçımı kurtarırsa o kurtarır demesi; ancak yüksek nitelikli işlerde onu aramamaları ya da referans istediğinde çekimser davranmaları…

Konu peki direkt buraya mı gelmişti? Tabi ki hayır! Benimleyken kullandığı bazı kelimeler, durumunu ifade edebileceği bir sürü açı varken yoğunlaştığı perspektifler, ses tonundaki bazı dalgalanmalar… Derken bazı sorular sorduğumda cevabına gerek duymadan ne hissettiğini sorduğumda ortaya içinde olduğu acı çıkmıştı.

İşletme fakültelerinde anlatılmayan şeylerden biridir bu; pazarlama derslerinde de es geçilir… Oysa Anadolu gibi sonradan ticarileştirilen kültürlerde belki de en büyük sorunlardan birisi.

Çeşitli sebeplerle bu duyguya girebilir ve içinde kaybolabilirsin. Biz biraz sorgulayarak bize uygun ipuçlarını yakaladık ve akabinde uygun bir çözüm haritası kurguladık ve bazı ödevler belirledik. Şimdi yaz rahatlığında bu ödevleriyle uğraşacak ve umuyorum ki uygulayıp yeni bir boyuta sıçrayacak!

Peki bu ve benzeri sorunları olan girişimciler? Açıkçası ya içinde bulundukları sorunlarla havayı yumruklayarak çarpışacaklar (belki güzel bir sonuca ulaşabilirler) ya da nitelikli bir koçluk veya benzeri destek hizmetine başvuracaklar. Bu noktada naçizane önerim, girişim deneyimlerini koçluk diye satan arkadaşlardan uzak dur!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir