Çocukça Yaşamak Bir Sanattır

 

Yaşlandıkça yaratıcılığın zayıfladığına dikkat ettiniz mi? Bunun nedenlerini ve çözümlerini zihin haritalama, inovasyon gibi eğitimlerimde paylaşıyorum zaten.
Ama fark ediyorsanız, yaş aldıkça yaşamdan alınan zevk de azalıyor, zayıflıyor, hatta kayboluyor. En basit örnek, insanların gözlerine bakın, kaç kişide pırıltı var? Gözün feri dediğimiz yaşam coşkusu kaç gözbebeğinde “merhaba” diyor?
Bir çocuğun gelecek hayalleri vardır. Yapmak istedikleri olduğu gibi (yani buram buram ümit duygusundan bahsediyorum) zevkle yaptıkları da vardır. Hatta zamanının neredeyse tamamını keyif aldığı, yaptıkça enerji dolduğu şeylere yönlendirir.
Kalan zamanı nereye gider peki yumurcakların? Yapması gereken, yapması beklenen, yapması istenen meşguliyetlere…
Ve zamanla bu gereklilikler, meşgaleler artar da artar. Kendisine zaman ayıramayacağı kadar hayatı işgal olur… Hayırlı olsun, çocuğumuz büyümüş, olgunlaşmıştır; yetişkin birisidir artık!
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
Bireysel egemenliğinizi ümit ediyor ve içinizdeki çocukla hergün bayram tadında bir hayat yaşamanızı diliyorum.
İçinizdeki çocuğu tekrar canlandırmak için birkaç pratik tüyo paylaştım blogumda. Okumak için buraya tıklayın.

Selamlar,
Mustafa Emin Palaz