Atatürk ve Saygı Duruşu Mu?

dusunBugün sabah erkenden kalktım, bilgisayarıma kuruldum ve çalışmaya başladım. Günün ilk saatleri ajandam rahattı ve işlere gömüldükçe gömüldüm. Sonra birden siren sesleri duydum, ardından boğazdaki gemilerin susmayan kornaları. İşler arasında kaybolmuşken fark ettim ki saat 09:05 ve konu Atatürk.

Saygı duruşuna girdim evimin salonunda. Ama kuru kuru duramadım; düşündüm, sorguladım.

Değdi mi? Değebilir mi?

Atatürk bir simge, bir insanın omzuna kolay kolay yüklenemeyecek sayısız değeri tek başına göğüslemesini istediğimiz, addettiğimiz bir koca simge. Peki yıllar önce bugün son bulan ömründe geçirdiği eylemlere değdi mi?
Kendimden yola çıktım, içinde bulunduğum ortamdan, kendi hayallerimden; yapmaya çalıştıklarımdan, sabah yataktan kalkmadan kendime hatırlattığım ödevlerimden yola çıktım. O sirenler eşliğinde yutkunduğum kocaman bir dakika geçti; eksiklerimi gördüm, vatandaş olarak katma değerimi artırmam gereken şeyleri fark ettim.

Saygı duruşlarına pek ayak uyduramam, saygı icraati peşindeyimdir.

Atatürk’e ve temsil ettiği değerlere gerçekten saygımı göstermek istiyorsam daha aktif bir vatandaş olmalıyım.

Sana bir sır vereyim mi? O bunu da önden kolaylaştırmış. Her seminerimde hediye ettiğim kitaplardan birisi Beyaz Zambaklar Ülkesinde isimli bir kitap ve bunu bizzat çevirterek sistematiğini öğrenmemizi sağlamış, zaten esas o kitabı okuduktan sonra Gazi’ye bakışım değişmişti.

ataturk-ve-kopeklerKuru kuru ilkeleri ezberlemek, cümlelerimden alıntılar yapmak ve ‘ah’lar çekmekten öteye geçmeye ihtiyacımız varsa, başka perspektiflerden de ele almamız gerektiğine inanıyorum.

Mesela bu fotoğrafı pek bilinmez. Oysa o millet sevgisinin altında halk sevgisi, halk sevgisinin altında hak sevgisi varmış! Yani ne kuru kuru bir milliyetçilik ne de kuru kuru bir inanç!

Peki ben neleri seviyor ve sahipleniyor, layık olmak için çaba gösteriyorum?

Bugün sabah erken saatlerde koca bir ulusun ve umudun temsilcisi için sirenler çaldı. Peki ben neyi temsil ediyorum?

Eğer Atatürk’e cidden özlem duyuyorsam bir birey olarak önce neyi temsil ettiğimi bulmalıyım! Tuvaletteki bir kağıt bile bir göreve sahipken acaba benim bu dünyadaki ve bu vatandaki ve bu milletteki görevim ne? Ben neyi temsil ediyorum?

About Mustafa Emin Palaz

At yetiştiricisi, böcek terbiyecisi, kaplumbağa terapisti, didgeridoo üfleyicisi, kılıç sanatçıcısı, kriz çözücü ve insan :) Tipik bir Y kuşağıyım. Örgütsel psikolojiden biyolojiye, sosyolojiden inovasyon süreçlerine kadar farklı konularda çalışmalarım oldu. Hobilerim zihin geliştirme çalışmaları, nefes uygulamaları, felsefe, didgeridoo, iaido, fizik, sosyoloji, ekonomi üzerine. Kitap çalışmalarım 2500 yıllık savaş stratejilerini revize ederek Sulh Stratejisi ve Karar 101 isimli karar almakta zorlananlara yardımcı bir e-kitap. Ödül Hukuku adında, hukuk felsefesine 180 derece farklı yaklaştığım bir kitap daha var, ama henüz bitiremedim. Süleyman ve Şems de başlıca rol modellerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir