Aşk yoksa ocağında, Kendin yakarsın ateşini!

Bir park meydanındaydım. Hava ılıktı. Kenarda bir sulak vardı ve sulak üzerinde de bembeyaz, büyükçe bir baykuş.
Baykuşun az ilerisindeyse siyah, simsiyah, parlak siyah bir maymun birşeyler yiyordu.
Kar atıştırıyordu, lapa lapa, her yer beyaza bürünüyordu.
Elimde kumandaya benzeyen bir alet, araba anahtarı da olabilir, tam hatırlamıyorum. Düğmesine basınca baykuş hareketlendi. Kanatlarını açtı, uçmaya niyetlendi.
Maymun ise önündeki bu hareketlenmeden rahatsız oldu ve baykuşun bir kanadını yakaladı, kanadını kırdı, baykuşu da yere attı. Sonra da hiç birşey olmamış gibi yemeğine devam etti. Ben o sırada kafamı çevirdim ürkerek.
İçim acıdı. Benim yüzümden uçamayacak artık.
Kendime çok öfkelendim.
İçimdeki öfke giderek büyüyordu ki yanımda bir anda tülermiş, yeni tüylenmiş bir kuş belirdi, o da uçmaya çalışıyor.
“Benim yüzümden” diye haykırarak elimdeki kalemle kılıçmış gibi kuşa vurdum. Kuş az ileriye savruldu ve yere düştü.
Öfkem daha da kabardı. “Neye dokunsan zararsın Mustafa” diye kendime daha çok kızdım.
Yerdeki yavru kuşa doğru koştum, kar taneleri hızlanırken kuş birden kalktı ve bana doğru adımladı. Ürktüm, çok çirkindi. Yeni tüylenen bir kargaydı sanırım. Ama belgesellerde izlediğim kartal yavrularına da benziyordu. Bana diktiği iri gözlerinden anladığım kadarıyla baykuştu.
“Yaradılanı sev Yaradan’dan ötürü Mustafa” dedim. Hamamböceklerindeki zarafeti hatırlayarak usul usul bu korkutucu çirkinlikteki kargamsı baykuş yavrusuna yanaştım.
Şarkı söyledi çok inceden, arya okuyor gibiydi. Soprano bir sesi vardı, aşık olurum sopranolara.
Ve dedi ki birden karga sandığım baykuş yavrusu;
“Aşk yoksa ocağında,
Ateşini kendin yakarsın.
Bakarsın,
Ocak, aşk ateşinin üstüne konmuş!”
Göğsümde bir tokat hissettim ve kabul vardı. Geriye doğru sendeledim.

baykus_gozUyandım birden.
Birkaç saatlik anca uyuyabilmiştim, ama yatakta daha fazla duramadım.
Zihnimde dolanan sözler, ödevler…
“Sen kral ol, krallık peşinden gelir”
Neden affedemediğinin bir önemi yok, af hisset, huzur da peşinden gelecektir.
Sen hissedebildiğin kadar aşkı hisset, tüm vücudunu saran, içini titreten aşk da ortaya çıkacaktır.
Ve daha bir sürü cümle belirdi eski-yeni.

Belki bilinçaltımdan siz de ödevlenirsiniz diye paylaşmak istedim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir