1 Mayıs: Emek Dediğin Şeyin Aslında Bir Amacı Vardır

Su içsen ama susuzluğun dinmese, yemek yesen ama karnın doymasa, kitaplar okusan ama cehaletin geçmese, ibadetler etsen ama yüreğin ferahlamasa… Tıpkı 1 Mayıs’ın Emekçi Bayramı olmasına rağmen bu bayramda en ağır koşullarda çalışan emekçilerin yararlanamaması gibi değil mi?

Dede Erik Yemiş Torunun Dişi Kamaşmış

İlkokulda okuduğum zamanlardı, bizim okulda iki şube vardı ve 23 Nisan kutlamalarıyla ilgili hangi şubenin ne görevde olacağı kurayla belli olacaktı. Ya stadyumdaki etkinlikler birşeyler okuyacaktık (bunu çok istiyordum) ya da makam ziyareti yapılacaktı. 

Frekans Kopuk Proje Paydaşlığı

Paydaş ya da rakipleriyle olsun fark etmez; harici taraflarla sorun yaşayan müşterilerim olduğu zaman ya perde arkasında yer alırım ya da müzakere masasında yanlarında otururum. Feragatler, tavizler, ortayolu bulma çabası gibi şeylere girmeyip münazara metodlarına dahi dokunmadan, psikolojik stratejiler ile yol alırım. Ancak bu sefer iki tarafın da müşterim olduğu bir proje anlaşmazlığında rol aldım….

Krizler, Motosiklet ve Tefekkür

Bugün 1 Nisan, motosiklet hayatına atılalı bir senem doldu! Geçen yıl aşağıdaki fotoyla başladığım sürecimde hayata dair, ekonomiye, psikolojiye, sosyolojiye, inanç sistemlerine… özetle varoluşa dair çok şey öğrendim, çünkü gidon varoluşa açılan bir kapı koluymuş. Bazı düşüncelerimi paylaşmak istedim ve tabi ki kriz yönetimine değinmeden olamazdı!

Truva’dan Hawking’e Krizlerin Gücü

Aşırı hızlı değişen gündemlerimizde unutmamız çok kolay olacak bir haftayı geride bıraktık. Bu sebeple geçen haftayı hatırlatacak şekilde şimdi paylaşmak istiyorum bazı şeyleri. Motor kazası yaptıktan sonra yatmak zorunda kaldığımda bile müşterilerimle toplantı yapıyordum; telefonda ya da yatar pozisyondayken bile. Çünkü çocukluğumdan beri takip ettiğim bir karakter vardı, konuşamıyorken bile üretebilen Stephen Hawking.